DENİZLİ’DE TİYATRO VAR MI?
M.Sadık Aslankara
(27.03.2024 YAZISIDIR.)
Tam kırk yıl oluyor; 1985’in, UNESCO önerisiyle BM’ce Dünya Gençlik Yılı ilan edilmesiyle biz de DE-Tİ (Denizli Tiyatrosu) olarak kolları sıvamış, ulusal boyutta bir Amatör Tiyatrolar Şenliği düzenlemenin fitilini ateşlemiştik.
Yine bu yıldan başlayıp tüm etkinliklerimizde ama özellikle her 27 Mart’ta kentin farklı alanlarında kullanılmak üzere büyük afişler yaptırmıştım.
Bezlerin üzerinde hep aynı yazı vardı. “Denizli’de Tiyatro Var.”
Âdeta sloganlaşan söylemin kentte, o yıllarda yoğun dedikodulara yol açtığını anımsıyorum. Kimi alaycı bakışlara bıyık altı gülüşler de eşlik ediyordu. Konu, yerel basına da kaymış, hatta bir yazı başlığı olarak karşımıza çıkmıştı:
“‘Denizli’de Tiyatro Var’ mı?”
Bugün böyle bir yazı kaleme alma gereği hiç duymayabilirdim. Zeynep Oral’ın “Denizli’den bir çağrı” ara başlığıyla duyurduğu bir okur mektubuna yer açtığı yazısı da hiç kımıldatmamıştı beni. Önce Oral’dan ilgili bölümü aktarayım:
“Denizli’den bir çağrı
Denizli’de sanatsal çalışmalar dolu dizgin! Çevresine aydınlanma kültürü aşılamak için seferber çok insan var. Onlardan biri de Çağrı Öncel. Şöyle diyor:
‘Denizli’de insanı şehirde yaşadığını hissettiren iki şey vardı biri Denizli Devlet Tiyatrosu, diğeri Pamukkale Filarmoni Derneği’nin gayretleri ile düzenlenen konserler.’ İki aydan çok Devlet Tiyatrolarının Denizli’ye gelmediğini, nedenini öğrenmek için Ankara’daki genel müdürlüğü aradığını söylüyor. Yetkili kişiden, ‘tasarruf tedbirleri nedeniyle Anadolu’daki tüm tiyatrolarda turnelerin kaldırıldığı’ açıklamasını alıyor.
‘Düşünebiliyor musunuz Diyanet’in bütçesi ülke bütçelerinin toplamını geçiyor bize de tasarruf nedeniyle tiyatrolar kapanıyor. İlkelliği görüyorsunuz’ diyor.” (Cumhuriyet, 13.03.2025)
Bu yazı değil ama Google Alerts Denizlili gazetecilerden Mustafa Kemal Kaya’nın “Bir Hafta Sonu Yazısı; Bugün Günlerden Magazin!” başlıklı “DRT TV / Denizli Haber” kaynaklı yazısını duyurup önüme getirince ister istemez iş değişti. Önce Mustafa Kaya’nın yazısındaki ilgili bölümü okuyalım:
“1985-86 yılları. Biz Milliyet Haber Ajansı’nda (MİL-HA) muhabir olarak çalışırken Zeynep Oral, ünlü Milliyet Sanat Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmeni idi. Yine o yıllarda Denizli Belediye Tiyatrosu (De-Ti)’de vardı. Ve bu tiyatronun Yönetmeni Sadık Aslankara, oyuncuları; Tahsin Önal, Tamer Şarkaya, Serdar Bordanacı gibi yetenekli isimleri oyun üzerine oyun çıkarırdı. Ardından 10 yıllık Efsane Başkan Ali Marım ve onun Kültür Müdürü Şair Halim Yazıcı dönemi (kültür-sanat dolu) yaşandı. İşte bu yıllarda Zeynep Oral bizim Denizli’den servis ettiğimiz kültür sanat haberlerini (daha doğrusu Denizli Belediyesi haberlerini) bol bol kullanır ve sık sık da Ege’de dönemin kültür-sanat başkenti Denizli’ye gelirdi.”(Yayın: 15.03.2025-19:45 Güncel: 15.03.2025-21:23)
Mustafa Kemal Kaya’nın adımı da anarak kaleme aldığı yazının düzeltilmesi gereken yanları var. Zeynep Oral’ın yazısında andığı Çağrı Öncel’i tanımıyorum. Ne ki Denizli’de yaşadığına göre gerek kendisi gerekse herhangi Denizlili, Kaya’nın anlattıklarını kentin kültür tarihi açısından yaşanmış bir gerçeklik halinde alıp yanlış pekiştirebilir, böylelikle kimi yanlışların ileriye taşınmasında rol de üstlenebilir. Çünkü Çağrı Öncel’in yaşı, bu bağlamda aktarılanları yerli yerine gereğince oturtmaya yetmeyebilir. Bu yüzden düzeltmeyi zorunlu gördüğüm önemli yerleri aşağıda notlar halinde sıralıyorum:
1. DE-Tİ (Denizli Tiyatrosu), 1982’de, 12 Eylül’ün paşası henüz meydanlarda üniformasıyla dolaşırken kurulan bir “özel tiyatro” topluluğudur. Değerli dost Mehmet Acar’ın katkısı da alınarak M.Volkan Beşek’le M.Sadık Aslankara tarafından kurulmuştur. Ticari işletme olarak Vergi Dairesine, SSK’ye, Belediye’ye yanı sıra öteki meslek kuruluşlarına kayıtlı özel kuruluştur. Yani Denizli Belediyesi’yle hiçbir bağı yoktur. Zaten kuruluş sürecinde belediye başkanlığını yürüten 12 Eylül’ün atadığı Ahmet Acar adlı bir emekli subaydır.
2. Ancak bu, DE-Tİ’nin Denizli Belediyesi’nden katkı görmediği anlamına gelmiyor. Nitekim kuruluştan iki yıl sonra 1984’te Anavatan Partisinden (ANAP) Belediye Başkanı seçilen mimar Ziya Tıkıroğlu, DE-Tİ’yle yakından ilgilenmiş, topluluğun salonsuzluğunu da gerekçe yaparak ilk elde Çatalçeşme’deki metruk binayı Çatalçeşme Oda Tiyatrosu olarak yeniden yapılandırmıştır. Tıkıroğlu herkesin bildiği üzere, sonraki aşamada Denizli’ye kalıcı yapı anlamında Açık Hava Tiyatrosunu da kazandırmıştır.
3. Ziya Tıkıroğlu, belediye başkanlığı süresince DE-Tİ’ye bir sözleşmeyle Çatalçeşme Oda Tiyatrosu’nu kullanma olanağı sağlamış, topluluk, bu salondan yetersizliğine karşın yararlanmış, şenliklerini de yine burada gerçekleştirmiştir. DE-Tİ’nin konuğu olarak kente gelen Zeynep Oral, Reha Öz’ün Yazko Edebiyat dergisinde yayımladığı “Dünya Bir Güvercin Oluyordu” adlı öyküsünden uyarladığım Dünya Bir Güvercin adlı çocuk oyununu 1986’da bu salonda izlemiş, bunu Milliyet Sanat’ta yazmıştır da.
4. Ali Marım 1989’da CHP adayı konumuyla belediye başkanı seçildiğinde ilk işlerinden biri DE-Tİ’yi salondan çıkarmak olmuştur. Bu nedenle topluluk 1989-90 döneminde Çatalçeşme Oda Tiyatrosu’na veda edip 1990-91 mevsiminde Ahmet Acar dönemi Belediye Sinemasında sahne almıştır.
5. Geçen bu sürede Ali Marım başkanlığındaki Denizli Belediye’sinin, salonu DE-Tİ’ye geri vermeyeceği netleşince topluluk tası tarağı toplayıp Ankara’ya taşınmış, 1991-92 mevsimindeki onuncu yılında perdelerini başkentte açmış, 1992-93 mevsimindeyse çaresiz perdelerini kapatmak zorunda kalmıştır.
Denizlililer, Kör ölür badem gözlü olur,der. Gerçeği dillendirmeyeceksem bugün, ne zaman söyleyeceğim bunu. Arşivler belgeler herkesin önünde! Kimler o gün kaleme aldıysa başlığı borçlanmışlardı, bu kez kalıcı olarak geri alıyorum:
Denizli’de Tiyatro Var mı?